Sepet

© 2020 Waterstation. Tüm hakları saklıdır.

her-su-icilir-mi

HER SU İÇİLİR Mİ?

Susuz bir hayat düşünülemez. Öyleyse bu yazımızda her su içilebilir mi sorusuna sizlerle beraber açıklık getirelim.

   Bir suyun temiz olması o suyun içilebilir olduğu anlamına gelmez. Suyun içilebilir olması için bazı özelliklere sahip olması gerekir.

Suyun içilebilir özellikte olması için;

­–Hastalık yapıcı mikroorganizmalar içermemelidir.
– Sularda fenoller, yağlar gibi suya kötü koku ve tat veren maddeler bulunmamalıdır.
– Hidrojen sülfür, demir ve mangan gibi elementleri ihtiva etmemelidir.
– Suda sağlığa zararlı kimyasal maddeler bulunmamalıdır. Bazı kimyasal maddeler zehirli etki yapabilir; arsenik, kadmiyum, krom, selenyum, kurşun, cıva gibi. Bunun yanında baryum, nitrat, florür, radyoaktif maddeler, amonyum, klorür gibi maddeler sınır değerlerinin üzerinde sağlığa olumsuz etkileri olan maddelerdir.
– Nitrit, amonyak bulunmamalıdır. Bunlar, suyun organik maddelerle kirlendiğini gösterir. Nitrat ise kirlenmenin aşırı düzeylere yükseldiğini gösterir. Bu maddelerin içme suyunda bulunmaları tehlikelidir. Hele çocuklar için daha tehlikelidir.
– Suda 200 miligramdan fazla klorür bulunması kirlenme işareti sayılabilir.
– Flour 1 litrede 1 miligramdan az, 2 miligramdan fazla olmamalıdır.
– Demir 1 litrede 1-2 miligram bulunmalıdır.
– Suya sertlik veren en önemli maddeler kalsiyum, magnezyum ve klorür bileşikleridir

– Kokusuz, renksiz, berrak ve içimi hoş olmalıdır.

 

Bir tartışma konusu haline gelen şehir şebeke suyuyla ilgili bazı noktalara değinecek olursak ;

 

Şehir şebeke suyu içilir mi ?

İstanbul’da musluktan akan su; Avrupa Birliği (EC), Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO), ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) ve Türk Standartları Enstitüsü’nün (TSE) öngördüğü kriterlerin üstünde içilebilir kalite, lezzetli ve sağlıklıdır. Ülkemizde şebeke sularının özellikleri ve nasıl olması gerektiği Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkındaki Yönetmelik’te belirtilmiştir.

Ancak yüzlerce kilometre uzaktan, kaynağından evlere kadar tertemiz gelen su; bazı evlerdeki paslanmış dahili tesisatlar ve bakımsız su depolarından dolayı bina içerisinde kirlenebilmektedir. Düzenli olarak temizlenmeyen her depo mikrop kaynağıdır. Ayrıca eskimiş tesisatlar ve su depoları sadece zamanla suyun kalitesini bozmakla kalmaz, insan sağlığı için kalıcı hasarlar içeren ağır metalleri de barındırmaya başlar. Bu nedenle; suyun kalitesini korumak için paslanmış su tesisatları yenilenmeli, şebeke suyu depodan değil doğrudan şebekeden alınarak kullanılmalıdır. İstanbul’un yoğun ve mega bir kent olması da bu yerleşim yerindeki altyapısal sorunun çözümünün ne kadar zor olduğunu açıklamaya yetmektedir. Doğru bilinen bir yanlış olan şehir şebeke suyu içilir bilgisi yanlış bir bilgidir.

 

Bir diğer tartışma konusu olan kuyu suyu ile ilgili değerlendirmeler ne yöndedir. Bir diğer başlık olarak bu konuya değinelim.

 

Kuyu Suyu İçilir mi? İçilmez mi?

Kuyu suları baraj sularından farklıdır. Su yer altında, mineralleri bünyesine alarak ilerler. Toprak katmanlarından geçerken doğal olarak filtre edilir. Yani kuyu suları yüzey sularına göre mineral olarak daha zengin ve askıda katı madde oranı olarak da daha düşük karakterlidir. Yağmur, sıcaklığa bağlı buharlaşma gibi atmosfer olaylarından daha az etkilendiğinden su karakteristiği yüzey sularına göre genelde çok değişim göstermez. Fakat içtiğimizde bize sert kötü tadı olan bir su gibi gelen kuyu suyunun böyle bir izlenim oluşturma sebebi ne? Bunun sebebi Kuyu sularında bulunan magnezyum ve kalsiyum iyonlarının sağlık için her ne kadar yararlı olsa da içilmesi daha zor bir tat oluşturmasıdır.

Mineral bakımından oldukça zengin ve sağlıklı olan bu su içilebilir olmasına rağmen içerisindeki kum zerrecikleri doğal taşların ufaltılmasından ve ağır bir tat oluşturmasından dolayı bu suyu tercih etmememize sebep oluyor. Kuyu suyunu tüketmek için kullanılabilecek olan bir sistem bulunmaktadır. Su arıtma sistemleri bu noktada çözüm olabilir fakat evsel su arıtma cihazları temiz olan ve bölgedeki altyapıdan kaynaklı kirlenen suyun arıtılması prensibiyle geliştirildiği için kuyu suyu arıtmada farklı bir sistem ve filtre kullanılmalıdır.

 

Peki, doğal kaynak suları ile ilgili bildiriler ne yönde?

Doğal kaynak sularının içilir olduğunu ise herkes bilir. Fakat doğal kaynak suları yüksek mineral içerikli sular olduğundan dolayı bu suların taze tüketilmesi ve depolanmaması tavsiye edilir. Çünkü depolanan mineral bakımından zengin olan bu su bekletildiği takdirde bulanık bir renge bürünür ve içerisindeki mineraller depoda bakteri oluşumuna elverişli bir ortam sağladığı için zamanla sağlıksız bir hale gelecektir.

 

Su Arıtma Cihazlarının Suyu İçilebilir mi?

Son zamanlarda adından sıkça söz ettiren ve yaygın bir şekilde kullanılan arıtma cihazlarının suyu ne kadar içilebilir diye merak ediyorsanız. Ondan da kısaca bahsedelim.

Günümüzde popüler olan su arıtma sistemleri şehir şebeke sularını arıtmak suretiyle tasarlanmış cihazlardır. Su arıtma prensibi olan reverse ozmos teknolojisi şehir şebeke sularındaki klor pas kir tortu gibi altyapı kaynaklı kirlilikleri temizlemek üzere geliştirilmiştir. Arıtma cihazlarından elde edilen sular alkalilik özelliğiyle, renk koku standartlarına uyması, şebeke suyunda bulunan ağır metaller ve kimyasalları barındırmaması yönüyle içilebilirlik özelliklerine sahip oldukları için içilebilir su olarak nitelendirilir. Şehir şebeke sularımızın temiz olup dağıtım sırasında içilebilirliğini kaybetmesi nedeniyle içilemez grubuna girer. Buda arıtma sistemleri içilemez suyu nasıl içilebilir yapıyor sorunuza cevap niteliğinde oluyor.

 

Bu sebeplerle her su içilebilir mi sorusuna maddeler ve araştırmalarla cevap vermiş olalım. Ve her temiz suyun içilmediğini, hangi suların neden tüketilmemesi konusunu sizlere de açıklamış olalım. Bir sonraki bloğumuzda görüşmek üzere..

 

Blogger : Şeyda Ayaz

 Şeyda Ayaz   2019